- Anasayfa
- Site Hakkında
- Kategoriler
- İçimden
- Şiir
- Keşke
- İlan-ı Aşk
- Gidenlere
- Son 10 Yazı
- Yazarlarımız
- Tek Kelime
- Arşiv
- İlgili Kanun
- İletişim
Az Okunanlar
Kelimeler eksik;
Kelimeler cılız...
Kendini Bilmenin Esrarı
17 Temmuz 2007
“İlim, ilim bilmektir. İlim kendin bilmektir.” , der, Yunus Emre’miz… Böylece gerçeğe ulaşmanın kendini bilmek ve tanımaktan geçtiğini anlatmak ister bize… Sokrates ise yüzyıllar öncesinden aynı realiteye ışık tutar ve “Kendini Bil” sözü ile “Evreni anlamlandırmadan önce kendimizi anlamlandıralım; ‘Biz kimiz?’ sorusunun yanıtını verelim”, der. Tasavvufta ise “Kendini bilen Rabbi’ni bilir” , “Kendini bilen haddini bilir” düsturları esas alınarak insan-ı kâmil haritası üzerinde şahsiyet tekâmülüne doğru yol gösterilmiştir.
Kendini bilmek, gerek maddi gerek manevi açıdan kendini tüm varlığıyla tanıyabilmek, niçin bu dünyada bulunduğumuzun, nereden gelip nereye gittiğimizin, sahip olduğumuz meziyet, güç ve potansiyellerimizin, noksanlarımızın ne olduğunun ve nasıl giderilebileceğinin, insan olarak ne gibi görev ve sorumluluklarımızın olduğunun cevabını bulabilmek ve yaşadığımız sürece neler başarabileceğimizi keşfetmemiz açısından önem taşımaktadır.
İnsanoğlu bir sırdır. Bu sırrın çözülmesi süreci halen devam etmekte ve her çözülen yeni bir şifremizde insanlık hayretler içerisinde kalmaktadır. DNA yapımız ve şifrelerinin çözülmesi, kök hücrelerin insan hayatı açısından öneminin muhteşemlikleri yakın zamanda keşfedilmiş en büyük gizemlerimizden ikisidir.
Dr.Kazuo Murakami, Genetik Zekâ adlı kitabında şöyle der:
“ İnsan genomu projesi tamamlanmış, DNA şifresi birkaç yıl önce tamamen çözülmüştür. İnsan bedeninin taslak projesini okuyabilmek için gerekli tüm araç ve becerilere artık sahibiz… Önceleri, genetik kodun deşifre edilmesinin yaşamın gizini çözeceğine inanmıştık. Oysa yaşam o kadar basit değilmiş... Bunu gün geçtikçe daha iyi anlıyoruz. Üzerinde çalıştıkça, tek bir hücrenin bile ne denli karmaşık bir yapı olduğunun farkına varıyoruz.” Ve ardından sormakta :” Bu hayret verici şifreyi kim yazdı?”
Hz. Ali şöyle diyor : “ Ey insan! Senin ilacın sendedir. Fakat bilmiyorsun; derdin de yine sendedir. Ama görmüyorsun: Sen öyle açık bir ilahi kitapsın ki harfleri ile gizli şeyler aşikâr oldu, meydana çıktı.” Acaba Hz. Ali, DNA şifrelerinin, harflerinin, kodlarının çözülebileceğini ve vücudumuzda olabilecek tüm hastalıkların şifresi çözülerek buna göre önlem alınacağını asırlar öncesinden görmüş müydü?
Sinir dili programlaması (NLP) ile insanın kendini fark etmesi, keşfetmesi, daha önce var olan ama kullanmayı bilmediği birçok özelliğini kullanabilmesi sağlanmış ve bu yöntem çağımızda insanın gelişim ve değişimi üzerinde önemli bir rol almıştır. Belki daha keşfedilmeyi bekleyen birçok sırlarımız sırada beklemektedir; kim bilir?
Yazan: alkanse Kategori: İçimden Okunma: 382
Yorumlar
Bu metine henüz yorum yazılmamış